Etiket arşivi: hayvan

balina-kopekbalisi

Balina ile Köpek Balığı arasındaki farklar

Balina ile Köpek arasındaki Öne Çıkan Farklar;

  • İkisi de memeli hayvanlardır,
  • Balinalara, Köpek balıklarından daha büyük olabilirler,
  • Balinalar, Köpek balıklarından daha ağır olabilirler,
  • Köpekbalıkları 20-25 yıl arası yaşayabilirler,
  • Köpekbalıklarının gebelik süresi 9-24 ay arası değişmektedir,
  • Balinaların gebelik süresi ise 11-15 ay arası değişmektedir,
  • Yavru balinalar 2 yıl boyunca annelerinden beslenirler,
  • Köpekbalıkları balinalardan daha hızlı yüzerler,
  • Dünyanın en büyük hayvanı 250 tonu bulan ağırlığı ile Mavi balinadır,
  • Mavi balinalar bilinen tüm dinazorlardan bile daha ağırdır,
  • Köpek balıkları genellikle yırtıcı hayvanlar olup et ile beslenirler,
  • Balinalar ise  genellikle yırtıcı olmayıp suda yaşayan minik canlılar ile beslenirler,
  • Köpek balıkları saldırgan balıklar olup, balinalar saldırgan hayvanlar değildirler,

Detaylı Açıklamalar;

[EsnekReklamOrta]

Balinalar takımının üyeleri memelidir yani hayvanlar âleminin memeliler sınıfında yer alırlar. Bu takımın üyelerinin yaşayan en yakın akrabası su aygırıdır.

Memelilere özgü özellikleri paylaşırlar: Sıcakkanlıdırlar, akciğerleri ile havayı solurlar, canlı doğum yaparlar ve yavrularını kendi sütleri ile beslerler, az da olsa kılları bulunur.

Balina ve yunusları balıklardan ayırmanın bir başka yolu da kuyruklarının şeklidir. Balıkların kuyrukları diktir ve yüzerken sağdan sola hareket eder. Balina ve yunusların kuyrukları ise yataydır ve yüzerken yukarıdan aşağıya doğru hareket eder ve belkemikleri aynı bir insanın belkemiğinin yüzerken hareket ettiği gibi hareket eder.

Buzul balinası’nın soluk vermesi sırasında oluşan ayırt edici V şeklinde “buhar” sütunu.
Balinalar, memeli olduklarından hava solumak zorundadırlar. Bu nedenle su yüzüne çıkarak ciğerlerinden karbondioksiti dışarı vererek taze oksijen solurlar. Dalma sırasında kaslar sayesinde nefes delikleri kapanır ve bir daha su yüzüne çıkana kadar kapalı kalır. Su yüzüne çıktıklarında ise nefes delikleri kaslar sayesinde açılarak soluk verirler.

Balinaların soluk alıp vermek için zaman kazanacak şekilde evrimleşen nefes delikleri kafalarının tepesinde yer alır. Soluk verdiklerinde ciğerlerden gelen ılık hava dışarıdaki soğuk hava ile karşılaştığında yoğunlaşır. Karada yaşayan memelilerin soğuk bir günde soluk verdiğinde oluştuğu gibi küçük bir “buhar” sütunu oluşur. Balinalarda da soluk verirken karşılaşılan bu buhar sütunu her tür için farklı bir şekle, açıya ve yüksekliğe sahiptir. Bu özelliklerine bakılarak uzaktan balinaların türü deneyimli kişiler tarafından tanımlanabilir.

Balinalar su altında, diğer memelilerin kaldığından çok daha uzun bir süre kalabilirler. Su altında kalma süreleri, bu takımın üyeleri arasında bulunan büyük fizyolojik farklar nedeniyle türler arasında büyük farklar gösterir.

Memelilerin kaslarında bulunan miyoglobin derişimi çok farklılık gösterir. Miyoglobin oksijene karşı hemoglobinden daha fazla bir affinite gösterir yani miyoglobin oksijen moleküllerini hemoglobinden daha iyi tutar. Dolayısıyla oksijen almak mümkün olmadığında yüksek miyoglobin derişimi olması yararlıdır. Balinaların kaslarında bulunan miyoglobinin derişimi ne kadar yüksekse o kadar uzun süre su altında kalabilir ve besin arayabilirler.

Yüksek vücut kütlesi de balinalarda daha uzun dalış süresine yardımcı olur. Vücut kütlesinin artışı aynı zamanda kas kütlesinin artışı demektir, dolayısıyla da kaslarda bulunan oksijen deposuda artar. Ayrıca Kleiber yasasına göre bir hayvanın vücut kütlesi arttıkça metabolizma hızı yavaşlar dolayısıyla da birim kütle başına daha az oksijen harcarlar.

Balinaların gözleri büyük kafalarının her iki yanında ve oldukça geridedir. Özellikle ucu sivri gagası olan yunusların ileri ve aşağı doğru oldukça iyi bir binoküler görüş açıları vardır ama İspermeçet balinası gibi küt kafalı balinaların her iki yanı da görebilir ama önlerini ya da doğrudan aşağıyı göremezler. Gözyaşı bezleri yağlı gözyaşı salgılar ve denizin tuzlu suyundan gözleri korur. Balinaların göz lensleri hemen hemen küreseldir dolayısıyla derin sularda az ışık altında odaklanmayı sağlar. Balinaların, yunuslar dışında oldukça zayıf olan görme yetilerine karşın oldukça mükemmel duyma yetileri vardır.

Balinaların kulakları da gözleri gibi küçüktür. Suda yaşaması sebebiyle ses dalgalarını odaklayarak kuvvetlendirmeye yarayan dış kulaklarını kaybetmişlerdir. Suyun ses ilektenliği havaya göre çok yüksek olduğundan dış kulak gibi bir organa gerek kalmamıştır. Bu yüzden kulakları gözlerinin hemen arkasında küçük bir deliktir. Buna karşın iç kulak balinanın kilometrelerce uzaktaki sesi duymasını ve sesin geldiği yönü anlayabilmesini sağlayacak kadar gelişmiştir.

Bazı balinalar ekolokasyon yeteneğine sahiptir. Çoğu dişli balina ekolokasyon seslerine benzer sesler çıkarırlar, fakat bu balinaların bu sesleri ekolokasyon için kullandığı gösterilememiştir. Mysticeti, ekolokasyonla tespit edilemeyecek kadar küçük avlarla beslendiğinden ekolokasyona çok az ihtiyaç duymaktadır. Odontoceti’nin Yunus gibi bazı üyeleri ekolokasyonu kullanırlar. Bu balinalar, yarasalar ile aynı şekilde, bir nesneye çarpıp sonra geri dönecek şekilde bir ses çıkarırlar. Bunun sayesinde nesnelerin şekillerini, boyutlarını, yüzey karakteristiklerini, hareket şekillerini ve uzaklığını anlayabilirler. Bu yetenek ile balinalar zifiri karanlıkta hızlı yüzen küçük avları yakalayabilirler. Çoğu Odontoceti’de ekolokasyon öyle gelişmiştir ki, bir nesnenin av olup olmadığını ayırt edebilirler. Esaret altındaki balinalar çeşitli şekil ve büyüklükteki topları ayırt edecek şekilde eğitilebilirler.

Balinalar iletişim için de sesleri kullanırlar. Bu sesler; inlemeler, tıklayışlar, ıslıklar ve Kambur balina’daki gibi kompleks şarkılar şeklinde olur.

Katır ve At arasındaki farklar

Katır ve At arasındaki Öne Çıkan Farklar;

  • Katır ve At atgiller familyasından hayvanlardır,
  • Katır, erkek eşek ile dişi atın çiftleşmesiyle meydana gelen melez hayvandır,
  • Katır kısır bir hayvandır ve üreyemezler, Atlar üreyebilirler,
  • İki hayvanda inatçı ve huysuzdurlar,
  • Katırlar genelde yük taşımacılığı için tercih edilirler,
  • At, Katırdan daha büyük bir hayvandır,
  • At, Katırdan daha güçlü bir hayvandır,
  • Taşımacılıkta daha çok katırlar tercih edilir,
  • Yarışlarda Atlar kullanılır,
  • İkisi de akrabadır,

Detaylı Açıklamalar;

[EsnekReklamOrta]

At,Tek tırnaklılar takımının, Atgiller familyasından bir memelidir. Erkeğine aygır, dişisine kısrak, yavrusuna tay, yumurtaları çıkarılmış, iğdiş edilmiş olana da beygir denir. Küçük başlı ve kısa kulaklıdır. Yelesi ve kuyruk ucu uzun kıllıdır. Ömrü 20 ila 30 sene civarındadır. Arapça da binek ve yük hayvanı olan ata; dabbe, matiyye, Farsçada semend, tusen denir. Firdevsinin Şehname efsanelerinde adı geçen çil ata da rahş denir. Hepsi otla beslenir. Geviş getirmezler. Memeleri kasık bölgesinde arka ayaklarına yakındır. Üçüncü parmakları geniş bir tırnakla çevrilmiş olup “ toynak” adını alır. Bunun üzerine basarak yürürler. Ayrıca atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.

İnsanlara hizmet eden hayvanların en kabiliyetlilerindendir. İnsanların, harp meydanlarında, izinsiz gösteri kontrolünde, yük taşımada, yarış, cirit, çit atlama ve av sporlarında yardımcısıdır. Silah gürültüsüne ve bando sesine rahatlıkla alışır. Atlar aynı zamanda dizlerini kilitleyebilir.

At, cesur ve atılgan olduğu gibi sahibine son derece itaatkardır. Sahibi dilerse dolu dizgin, dörtnala koşar, isterse aheste yürür, isterse durur. Her durumda sahibini memnun etmeye dikkat eder. Yorgunluğa bakmaksızın kendini çatlatmak pahasına da olsa olanca gayret ve kuvvetini itaat uğruna sarf eder.

Atlar ayakta uyurlar ve uyurken yere hiç düşmezler; zîra bacak kemiklerinin kilitlenebilme özelliği vardır. Fakat eğer kendilerini güvende hissederlerse yatabilirler ve yatmaları daha sağlıklıdır. Bir at yatarak uyuduğunda sürüdeki diğer atlardan biri yanında ayakta durur veya derin olmayan biçimde ayakta uyur. Tamamen yalnız olan bir at içgüdülerinin tehlike uyarısı nedeniyle hiç derin uyuyamaz ve bu nedenle uyku kalitesi düşer.

Katır, erkek eşek ile dişi atın çiftleşmesiyle meydana gelen ve çoğu kez kısır olan melez hayvandır. Erkek at (aygır) ile dişi eşek çiftleşirse bardo veya ester denen, at görünümünde ama eşek iriliğinde bir melez ortaya çıkar. Bardo, attan çok katıra benzer ancak eşeğin bütün zayıflıklarını taşır. Bardo, katırdan daha az dayanıklı olduğu için seyrek olarak yetiştirilir.

Katırlar, kısır hayvanlar olmalarına rağmen dünyada yaklaşık 60 katırın doğum yaptığı tespit edilmiştir.[1]

Katırlar attan küçük, eşekten büyük ve kuvvetli, bazı atlardan (Tersk gibi) daha kuvvetlidir. Ancak Amerikan Standardbred’i gibi büyük Marshall atları kadar kuvvetli değildir. Bu hayvanlar bilindiğinin aksine bozuk yollarda eşekten daha az kullanışlıdır.

Katırın inatçı ve biniciye zorluk çıkarması efsanesi ise pek doğru değildir, katırların binicinin güvenliğini sağlayan reflekslerdebulunduğu görülmüştür.

Tilki, Kurt ve Çakal arasındaki farklar

Öne Çıkan Farklar;

  • Tilki, Kurt ve Çakal köpekgiller familyasına mensuptur,
  • Kurt, Çakal ve Tilkiye göre daha iri ve büyük bir hayvandır,
  • Kurtların kafası büyük, kulakları kısa, püsküllü kuyrukları vücutlarının üçte biri uzunluktadır,
  • Tilkilerin 32 adet türü vardır,
  • Çakallar, kırlık yerlerde yaşayan gececi hayvanlardır;
  • Çakallar, gündüzleri genellikle çalılıkların ağaçlıkların arasına gizlenir, alacakaranlıkta avlanmaya çıkarlar,

[EsnekReklamOrta]

Köpek ile kurt arasındaki farklar

  • Kurtlar kuyruklarını çoğu zaman yatay ya da hafif dik tutarlar ama köpeklerin kuyrukları çoğu zaman dik ya da kıvrık durur.
  • Kurtlar senede bir kez yavru yapar, köpekler ise çoğunlukla iki kez yavrular
  • Özellikle kafatasları çok farklıdır: Göz yüksekliği, kulak içi, Praesphenoid, Basis vomerus, Fissura petrobasialis, çene ve kesicıdişler kurtlarda ve köpeklerde birbirinden farklıdır.
  • Bir ayak izinin kurda mı yoksa köpeğe mi ait olduğu, izlerin sayısı ile tespit edilebilir. Kurtlar arka ayakları ile ön ayaklarının bastığı noktaya basarlar.

Kurt, Daha yakından incelendiğinde vücudunun köpekten daha uzun, göğsünün daha yüksek ve daha ince olduğu görülür. Kurtların kafası büyük, kulakları kısa, püsküllü kuyrukları vücutlarının üçte biri uzunluktadır. Renkleri alt türlerine göre yöresel olarak değişir, beyaz, krem rengi, sarımsı, kızıl, gri ve siyah olabilir.

Avrupa’nın ve Asya’nın fazla sıcak olmayan bölgelerinde boz kurtlar çoğunluktadır. Daha kuzeye gidildiğinde siyah ve beyaz renkli kurtlara rastlanır.

Kurtların boyutları da yöresel olarak değişir:

  • En büyük kurtlar Doğu Avrupa, Alaska, Orta Rusya, İskandinavya ve Kuzeybatı Kanada’da görülür, 160 cm vücut uzunluğuna (+ 52 cm kuyruk) ve ayakta dururken 80 cm boya erişirler. Bu kurtlar 65-80 kg ağırlığa kadar ulaşabilir.
  • En küçük kurtlar Ortadoğu, Akdeniz çevresi, Meksika ve Arap Yarımadası’nda bulunur, ancak 80 cm vücut uzunluğuna (+ 29 cm kuyruk) ve 20-30 kg ağırlığa ulaşırlar.

Tilki, Canidae (köpekgiller) ailesi içindeki yedi cinste sınıflanmış ve yaklaşık 24 tür canlının ortak adıdır. Buna karşılık, Batı dünyasında “tilki” denilmekle en çok ifade edilen canlı türü Vulpes vulpes, yani kızıl tilkidir. Hepçil canlılar olan tilkilerin hemen her kıtada bulunuyor olmaları, çoğu halkların popüler kültüründe ve folklorunda da yer almalarına yol açmıştır. Hızlı bir ısırık ile çoğunlukla kemiricilerden oluşan kurbanlarını öldürürler. Birçok ayrı küçük hayvanlar, bitkisel gıda ve leş ile beslenirler. Yuvalarını yerde kuran kuşlar, tavuksular, tavşanlar, böcekler, balıklar ile de beslenebilirler. Çok nadir olarak geyik ya da domuz yavrularını avlarlar ve çok zor zamanlarda amfibyum ve sürüngen türleri de yiyebilirler. Tilkilerin kümeslere girip tavuk çalmaları da meşhurdur. Bazı tilkiler karayollarını takip eder ve otomobillerin ezdiği hayvanların leşleri ile beslenirler.

Çakal, Uzunlukları 30-35 cm’lik kuyrukları birlikte 85-95 cm, ağırlıkları 7-11 kg arasında değişir. Altın çakalın (C. aureus) sırtı karaya, karnı beyaza çalar ve öbür bölümleri kirli sarıdır. Kara sırtlı çakalın (C. mesomelas) sırtı kara, postu pas kızılıdır. Boz renkteki çizgili çakalın(C. adustus) iki yanında belirsiz çizgiler vardır, kuyruğunun ucu da beyazdır. Canis cinsinin bütün öbür üyeleri gibi çakallarda akşamları ulurlar. İnsanlar çakalın ulumasını genellikle sırtlanınkinden daha ürkütücü bulurlar. Çakallar, kuyruk dibindeki bir bezin salgısı nedeniyle etraflarına pis bir koku yayar.

Etçil ve Otçul hayvan arasındaki farklar

Öne Çıkan Farklar;

  • Diğer bir canlının etiyle beslenen hayvanlara etçil hayvanlar denir,
  • Doğadaki bitkiler ile beslenen hayvanlara ise otçul hayvan denir,
  • Hem etçil hemde otçul olan hayvanlarda mevcuttur,
  • Kütle olarak çok büyük hayvanların beslenme şekilleri genellikle etobur ve otobur şeklinde söylenebilir,

[EsnekReklamOrta]

Et ile beslenen hayvanlara (etçil hayvanlara) örnek olarak:

  • Köpek
  • Aslan
  • Kaplan
  • Kartal
  • Köpek balığı
  • Çıyan
  • Ayı
  • Kurt
  • Jaguar

Ot ile beslenen hayvanlara (otçul hayvanlara) örnek olarak:

  •  Zürafa
  • İnek
  • Zebra
  • At
  • Keçi
  • Koyun
  • Tavuk gibi hayvanları verebiliriz.

Detaylı Bilgileri

Etçil,

Latince “Et yutanlar” anlamına gelir. Ama aslında etçil beslenme takımın bütün üyeleri için en önemli beslenme değildir. Etçiller takımı iki alt takıma ayrılır: köpeğimsilerve kedimsiler. Eski sınıflandırmalara göre karasal- ve sucul yırtıcılar iki ayrı takıma konulurdu. Günümüzün biliminde bu iki takım birleştirilmiş ve sucul yırtıcılar etçillerin köpeğimsi alt takımı içerisinde yer almıştır.

Etçiller takımının üyeleri çok çeşitlidir ve örneğin kuyruksüren ile mors gibi birbirlerine hiç benzemeyen türleri kapsar. Suda yaşıyan fokgiller ve diğer sucul memeliler, karada yaşayan bütün büyük etçil memeliler ve birsürü orta ve küçük boyda yırtıcı memeliler bu takıma aitdir. Takımdaki çeşitlilik kaba ve çevik yapılı ayılardan, zarif yapılı kedilere kadar uzanır. Ölçülerin arasındaki en büyük fark, takımın en küçük üyesi olan ve sadece 35-70 gram ağırlığa varan fare gelinciği’nden ağırlığı 4 tona kadar varabilen ve en büyük memelilerden birisi olan deniz fili’nin arasındadır.

Otçul,

Bitkisel organizmaları besin olarak kullanan hayvanlardır. Karasal ortamdaki otobur formlarının esasını böcekler, kemirici memeliler, ve gevişgetirenler oluşturur

Koyunlar herbivor (sadece otla beslenen) canlılardır.

Deniz ve tatlı sularda ise; fitoplanktonik organizmalarla beslenen küçük boylu kabuklular (Crustacea) ve yumuşakçalar (Mollusca) türleridir.